Mentalizm Dersleri
Psi Whell Tekniği
- Kağıdın uç noktalarına bakın ve aşağıya doğru eğildiğini düşünün.- 30 saniye boyunca böyle düşünün. 30 saniyeye yakın yada daha kısa bir zaman içinde kağıt hareket etmeye başlayacak. - Kağıdın hareketini sürekli hale getirmek için , kağıdın hareket yönünü belirleyin ve o taraftan size doğru geldiğini düşünün. Kağıt ile göğüs kafesinizin olduğu yerde manyetik bir enerji akımının olduğunu ve size doğru çekildiğini imajine edin.
Psi-Ball Tekniği
Arkadaşlar sizler için çok kolay ve basit bir yöntem anlatıcağım.
İlk olarak ellerinizi resimdeki hale getirin WebRepTüm değerlendirmeler
Daha sonra ellerinizin arasında sanki bir şey varmış ve ellerinizi ittiriyomuş gibi düşünün. Elinizin arasındaki şeyi sıkıştırmaya çalışıyor gibi yapın. Ama hareket ettirmeyin ellerinizi.
İşte bu kadar. Daha sonrasında elinizi hafif hareket ettirin ve elinizin arasındaki psi ballı hissedin.
4 Haneli Sayısal Şifreleri Telepati İle Çözmek
Zihin okumak basit olmasada teknikler yardımı ile kolaylaştırılabilir. Kendi geliştirdiğim ve yazdığım bir teknik var. Umarım faydalı olur.Teknik
- İlk olarak şifreyi bilen kişiden şifreyi içinden tekrar etmesini söyleyin. Yavaş yavaş ve rakam rakam tekrar etsin. - Daha sonra sizde içinizden 0 'dan 9'a kadar sayın. Yavaş yavaş sayın ve size en yakın gelen rakamları not edin.- Not ettiğiniz rakamları sıraya koymaya çalışın. - Bu işlem sırasında zorlanmayacaksınızdır çünkü zihninizi serbest bıraktığınızda algılarınız çalışacak ve rakamların yerlerini bulmanız kolaylaşacak.
Aura Görmek
Robert Bruce
Aura rengini görmek için kullanılan basit teknik insan aurası da dahil tüm aura çeşitleri için aynıdır. Aynı teknik ayrıca tüm kahinliğin bir parçasıdır. Bu yüzden insan aurasını görmek için aura renklerine bakmak çok iyi bir eğitimdir. Aura renkleri insan aurasını görmekten daha kolaydır. Aura görmek için dinlenmiş ve konsantre olmalısın aynı zamanda bir de gözlerine özel bir yöntemle odaklanmalısın. Auraya yukarıdan kabataslak bakılmalı ona direk bakmamalısın.
Işık
Eğitim için loş ışık olmamalı. Yumuşak (fazla parlak olmayan) ışık olmalı (normal gündüz ışığı). (Fazla parlak ışığın gözüne çarpıp görmeni engellememesi için.)
En iyisi ışık senin arkandan ve üstünden gelsin. Senin görüş alanına gelen ışık aura görmeye çalışırken seni rahatsız edecek ve aura görmeyi zorlaştıracak. Üstünden ve arkandan gelen 100 watt ampül ışığı iyi.
BİRİNCİ Adım
Bir kitap al ve onu mavi veya kırmızı parlak bir kaplama ile kapla ve onu masada dik yerleştir. Ondan 2 metre veya en az 1.2 metre uzakta ol. Duvarın soluk renkte olsun. Parlak renkli duvara doğru aura görmeye çalışma. Duvarın rengi uygun değilse arka plana uygun bir çarşaf veya kağıt yerleştir.
Notlar;
1- Kitap sadece renkli kağıt için bir destek.Bakacağın renkli kağıdın aurası kitabın aurası değil.Renkli kağıtla kaplanmış bir tuğla kullanmak da duvarda asılan renkli kağıt parçası ile aynı sonucu verecektir.
2- Mavi ve kırmızı renklerin auraları en parlak ve görülmesi en kolay olanlar.
3- Rengin aurasının ton ve parlaklığı kullanılan rengin gölge ve tonuna göre değişir bu yüzden sadece parlak ana renkleri kullanın.
4- Bunun için herhangi bir palak renkli cisimleri kullanabilirsiniz. (Giysi, oyuncaklar vs.)
İKİNCİ Adım
1- Gözlerini kapat ve biraz derin nefes al ve rahatla. Sakinleştiğin zaman kitaba bak. Gözlerini herhangi bir şeye odaklama sadece kitabın biraz kenarından ve onu geçicek şekilde bak. Kabataslak bakıyormuşsun gibi fakat arkasındaki duvara odaklanma.
2- Cisme cismin merkezinden değil cismin kenarından bak. (2 inç kadar.)
3- Bu bakışını sabit tut ve gözlerini dinlendir. Yaparken gözlerini veya alnını zorlama ve germe. Konsantre ol. Yoğunlaşmaya ihtiyacın var fakat rahat ve durgun bir bakış olmalı aynı hayal ederkenki bakış gibi.
Göz Kırpmak
Gözlerini kırpman gerektiği zaman kırpabilirsin yoksa bu gözlerini yorar yakar ve sulandırır. Odağını değiştirmeden gözlerini kırp. Göz kırpmak auranın bir veya 2 saniyeliğine kaybolmasına sebep olacak fakat hemen yeniden görünecek. (Eğer sakin ve rahat odak bakışına devam edersen).
Alın Çakrasını Açma Yöntemi
1- Çok yorgun olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırla. Günlerce uyumadığın zaman nasıl hissettiğini ve gözlerini nasıl zorlukla açık tuttuğunu hatırla.
2- Yorgun gözlerini açmaya çalışmak 3. göz çakrasında güçlü bir zihinsel açmaya sebep olur. -onu uyararak-
Bu nasıl çalışır:
a- Zihinsel açma işi senin bedensel bilincini 3.göz çakrasına yöneltir.
b- Senin bedensel bilincin bedeninin bir bölümüne odaklanınca ve sen düşünce ile bu bölgeyi uyarınca bu bölgendeki enerjin kuvvetli bir şekilde harekete artacak.
c- Zihinsel olarak açma işlemi yeteri kadar uygulandıktan sonra 3. göz çakrası açılmaya başlayacaktır.
d- Bu zihinsel açma işini dinlenmişken ve bir nesneye belli bir bakış açısından bakarken uygularsan aurayı görebilirsin. (Direkt objeye bakarak değil).
Renkli kitaba geri dönelim:
Durgun ve rahat odağınla kırmızı veya mavi kaplı kitaba bakarken üste anlatılan zihinsel işlemi uygula.Vücut bilincini alın çakrasına kaydır.Bu bölgeyi zihni olarak hisset.
İpucu:
1- Alın çakrasını tırnağınla hafifçe eşele. Bu, beden bilincini o noktaya kaydırmaya yarar.
2- Göz kapaklarını kaldıran zihni komutu iptal et. Gözlerinin çok ağırlaştığını ve hayal et ve onları kapa biraz sonra yeniden aç. Hangi kasların bunu yaptığını gözlemle. Aynı kas komutunu zihinsel olarak bu bölgede uygula fakat göz kaslarının buna uymasına izin verme.
3- Bunu tekrar tekrar yap. Gözlerinin arkasındaki ağır karanlığı kaldırıyormuş gibi.
4- Zihinsel açma işine devam edersen, 3. göz çakranı uyarırsın. (Onu aktif hale gelmeye zorlarsın.) Objene devamlı rahat bakışın alın çakranı nesne tarafından gönderilen enerjiye uyarlıyacak. Bu enerji beynin görüş merkezine gidecek. Böylece o görüntü resmi olarak algılanacaktır. -parlak bir renkli ışık bandı olarak-
Not: Tüm bu enerji uyarım çalışmalarının bölgesel beden bilincine bağlı olduğunu -özellikle de derideki bölgesel yüzeye- hatırla. Onları etkili yapabilmek için bu zihinsel işlemleri hissetmelisin.
İlk Auran:
Rahat bir bakış ile objenin kenarından onu biraz geçecek şekilde baktığında bir süre sonra (birkaç saniye ila birkaç dakika içinde-ilk başlarda) kitabın etrafında silik bir parlama göreceksin. Sonra kitabın etrafını saran soluk ince bir ışık bandı göreceksin. Bu kitabın eterik aurası.
Biraz sonra kitap mavi ise parlak sarı aura veya kitap kırmızı ise parlak yeşil aurayı göreceksin.
Auraya direk bakarsan kaybolur ona cismin kenarından ve biraz üzerinden bakmalısın. Eğer kaybolursa merak etmeyin birazdan gene görünecektir.
ÜÇÜNCÜ Adım:
1- İlk adımları tamamladıktan sonra birkaç tane kitap al ve onların her birini farklı ana renklerle kapla.
2- Daha parlak renk #8211; daha parlak aura- ve görmesi daha kolay.
3- Bu renkli kitaplar üzerinde çalış ve gördüğün rengi not et.
4- Aynı anda 2 farklı kitabı incele böylece birbirlerinin aura renklerini nasıl etkilediklerini gözlemle.
DÖRDÜNCÜ Adım
1- Bir saksı çiçeği veya taze çiçek al ve onların aurasını görmeye çalış. Onların etrafında göreceğin canlı aura olacak. Çiçek ve yaprakları etrafında göreceğin aura renklerinin etkilerini aklında tut. Bitki sapı ve yapraklar etrafında göreceğin turuncu renk tonu yeşil rengin aurasıdır. -aynı yeşil kitap gibi-
2- Canlı auralar daha incedir bu yüzden görülmesi daha zordur.
BEŞİNCİ Adım:
1- Bir ağacın aurasını gözlemle. Güneş senin arkanda olursa daha iyi olur. Sabah erken vakitler veya öğleden sonra. Eğer güneş güçlü olursa bu gözlerini rahatsız eder ve görmeni zorlaştırır.
2- Bir ağacın aurası, ağacın büyüklüğüne ve ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak devasa büyüklükte olabilir. Ağaçların tepesindeki aurada sanki aura yavaşça oradan etrafa yayılıyor gibi fıskiye etkisi görebilirsin. Buna neyin sebep olduğuna emin değilim ve bunu gözlemlediğim her ağaçta görmedim. Bazıları ağacın ruhu olduğunu veya ağacın içinde doğal yaşayan bir ruh olduğunu ve bunun ona sebep olduğunu söylerler.
ALTINCI Adım:
Herhangi bir hayvanın aurasını o dinlenirken görmeye çalış. Hayvan auraları insanlarınki gibi renkli değil.
Hayvan auralarına bakarak onlardaki hastalık gözlemlenebilir.
YEDİNCİ Adım:
Kendi auranı gözlemle.Kolunu ileriye uzat ve elinin aurasına bak. Ayrıca bacak ve ayaklarının aurasını incelemek için uzanabilirsin.
SEKİZİNCİ Adım:
Bir insanın aurasını görmek:
Kişinin boynu açık olsun. Onun direk boynuna bakma. Biraz kenarından ve onu geçecek şekilde bakmalısın.
Sonra bakışını kişinin başına doğru kaydır. Burada sarı renk görebilirsin. Gördüğün zaman kişine biraz zihinsel hesap yapmasını veya zor bir şeyle düşünmesini söyle. O bunları yaptığında aura parlaklığını gözlemle.
İpucu: Bir insanın aurasının parlaklığı ne yaptığına ve nasıl hissetiğine bağlı.Eğer mutlu ve yaşam dolu hissediyorlarsa auraları daha güçlü ve parlak olacaktır.
İmajinasyon Tekniği
İmajinasyon birşeyi herzaman düşünerek onu bir süre sonra görüntü haline getirmektir . Peki nasıl yaparız bunu?Dikkatinizi bozacak şeylerden kurtulun ses , hava akımı vs.Yapacağınız yer karanlık olsun.10 dakika gibi bi meditasyon yapmamızda fayda vardır .Daha sonra karanlık odada yatarak oturarak nasıl rahat ediyorsanız , gözleriniz açık şekilde imaje edeceğiniz şeyi düşünün başka hiçbirşey düşünmeyin sadece imaje edeceğiniz şeyi düşünün. 5 dakika düşündükten sonra gözlerinizi kapatın ve o karanlık görüntüye düşündüğünüz şeyin gelmesini isteyin , hatta gözlerinizi kapatırkenki anda başlayın bunu istemeye.En fazla 3 deneyişte imaje ettiğiniz şeyi göreceksinizdir.İmajinasyon astral , telekinezi , ve bi çok dalda çok işe yarar.
Bedeninizdeki Enerjiyi Çıkartmak ve Hissetme Tekniği
-Başlığı nasıl yazacağımı bilemedim ama söylemek istediğim şeyi şimdi vereceğim teknik ile anlatabilirim umarım.
Teknik
- Göğüs kafesinize sağ elinizi yavaşca getirip götürün.
- Göğüs kafesinizden bir şey çıktığını ve elinizi ittirdiğini imajine edin. Yani o şekilde düşünün.
- Manyetik bir şeyler hissetmeye başlayacaksınız yavaş yavaş. Enerji oradan vucudunuza dağılacak bir süre sonra.- Ve psişik enerjinizi arttırmış olacaksınız.
Bu yöntemi bir başkası içinde uygulayabilirsiniz aynı şekilde. Elinizi göğüs kafesinizin hizasında tutmanızın nedeni , göğüs kafesi ile dizleriniz arasında denge kuvveti gibi enerji sistemi vardır. Yürüken bunu çoğunuz hissetmiştir. Diğer enerji noktalarınada bu yöntemi uygulayabilirsiniz.
Astral Seyahat
Çoğu insanın ilgi odağı olan Astral Seyahat her insanın yapması mümkün olabilen uyku halindeki bedenin zihin açık haldeyken Astral denen boyuta geçmesi halidir. Çoğu kişi bunun sabit tekniği olduğunu düşünür fakat değildir Temel bilgi sadece Zihni bilinçli halde tutup fiziksel bedeni uyku haline sokmaktır telkinler ise tek yönde işler buda ( Bedeni hareket ettirme hissi )dir.Bu örnek olarak Uyku moduna geçen vucut artık size bi ağırlıktan ibaret geldikten sonra başlar uyuşmalar biter çınlamalar ve uğultular başlar ve uyku modundasınız. Bu his nasıl olur mesela elinizle bi ipi kavradınız ve ona tırmanmak için güç harcıyorsunuz beyninizi hafif hafif zorlayarak bu hissi tadabilmeniz çok kolaydır veya fiziksel kuvvet kullanmadan vucudu sırt üstü haldeyken doğrutlmaya çalışmak gibi. Bu hisleri bi kaç kez tattıktan sonra uğultular ve çınlamalar başlar heyecan ve korku duygusuysa sizi yeniden başa döndürür. İlk adım olarak bunu nezaman uygulamalı ? ; Sabah veya herhangi bir saatte uyandınız ve o 20 dakika içerisinde zihin bomboş durumda olduğu için en kolay vaktidir. Başlangıç olarak sırt üstü yatın ellerinizi vucudunuzun yanlarına yatırın avuçlar açık rahat bi şekilde sadece nefesinizi izleyin , nefesi izlemek diğer düşüncelere takılmamak ve düşünmemek içindir. Nefesi alırken hızlı ve alabildiğinizce çok alın ve verirkenki süreniz 3 4 saniyeye yayılacak kadar yavaş olsun , nefese odaklanmak için çektiğiniz havanın sizin ciğerlerinize değilde ruhunuzu sardığını hayal ederek çekin ve verdiğiniz nefesiyse ruhunuzu yavaşca ağzınızdan çıkarttığınızı düşünerek yapın. Bunları uygularken 5 - 10 dakika arasında vucudunuzun hislerini tamamen kaybedeceksiniz ve size bu aşamada 2 tane etkili telkin vericem. 1) İp tekniği ; Göbek deliğinizden bulunduğunuz mekanın tavanına kadar bi ip olduğunu hayal edin ve iki elinizle ipi kavrayıp tırmanma hissini yaşayın uğultular ve çınlamalar aşırı derecede artacaktır gözünüzün önüne gelen şekilleri inceleyin fakat düşünmeyin sadece izleyin.2) Nokta tekniği ; Buda çıkış için en etkili yöntemlerden biridir , vucud hislerinizi kaybettiniz ve kendinizi odanızın kenarında bi nokta olarak düşünün hareket edemez hiçbirşey yapamaz bir nokta bunu düşündükçe çıkış hali başlayacaktır yavaşca.Çıkarken heyecan yapmak genellikle işi bozar bu yüzden ilkkez yapan bir kişi için çok zor bi durumdur fakat imkansız değildir. Bu yüzden ben ilk çıkışı lucid rüyadan yapın derim bu nasıl olur ; Rüyada olduğunuzu fark ettiğiniz anda odanıza gidin ve şuanki zamana gittiğinizi hayal edin , astral boyuttasınız
Son olarak söylüyorum astralda hiçbir tehlike yoktur uykuda nekadar tehlikedeyseniz bundada okadardır astral seyahatte vucut uykuya dalar sadece bilinciniz açık olur bunun neresinde olabilirki tehlike ?
Karşınızdakinin Zihnini Yönetin (Manipülasyon) Teknik
-Karşınızdaki bir kişiye istediğiniz herhangi bir şeyi yaptırmak veya fikir aktarmak mümkün mü sizce?
- Evet mümkün.
Peki nasıl?
Söyledikleriniz , vucud hareketleriniz , mimikleriniz ve diğer her şey karşınızdakinin etkilenmesi için faktorlerdir. Bu faktorleri kullanarak karşınızdakini yönetmek oldukca kolaydır.
Bir örnek vererek açıklayayım.
Birisiyle konusmaya başlayın ve kabullendirmek istediğiniz fikri ortaya sunun. Fikirin doğruluğundan bahsetmeyin kesinlikle. Sadece fikiri anlatın ona. Ve siz anlatırken hiç bir şey söylemesin. Sadece sizi dinlesin. Fikiri anlatmayı bitirdikten sonra hemen konuyu değiştirip herkes için doğru olan bir yargıyı anlatın. Mesela Benim adım Çağatay(adınız) yada limon ekşidir gibi. Bunu söyledikten sonra tekrar anlattığınız fikirden bahsetmeye başlayın. Doğru oldugunu anlatmayın sakın ama cümlelerinizin arasına "doğru" , "olumlu" , "gerçek" gibi kelimeler sıkıştırın. Konuşmanızı bitirdikten sonra ortaya koyduğunuz fikir hakkında düşüncelerini söylemesini isteyin karşınızdaki kişiden. Sonuca şaşırabilirsiniz.
İşte beyinle oynamak ve fikirleri aktarmak bu kadar basittir.
Farklı Bir Cisim Oynatma Tekniği
Bu yazıyı bir kitapta okumuştum ve sizinle paylaşmak istedim . Malzemeler şunlardır: bir kase içini taşmicak şekilde doldurun illa kase olması gerekmiyor. Şimdi 2 tane kibrit alalım, birtane iğne alın ama toplu iğne olmasın 2 kibriti birbirine paralel şekilde tutalım tam ikisinin ortasına iğneyi batıralım ve şimdi koyduğumuz suya yavaşca bırakalım ve baktığımızda kibrit yüzüyor şimdi asıl meseleye gelelim.
ellerimizi suyun üzerine 10 cm uzaklıkta tutalım.parmaklarımız açık olsun ama abartılı değil. şimdi ellerimizin soğuduğunu farz edelim ve avuçlarımızın içinden rüzgar çıkıyor bunu bi iyice imaje edelim,düşününki ellerimizden çıkan bu soğuk rüzgar kibriti itiyor istediğiniz yöne hareket ettirebildiğinize inanın sağa diyorsunuz rüzgar sağa itiyor sola diyorsunuz sola itiyor hergün çalışırsanız kesin sonuç alırsınız 30 dk içersinde yüzer.
Rüyada Geleceği Görmek
Bu bir çok kişinin başına gelmiş bir olaydır. İstemsiz olarak gerçekleşir. Peki bunun nedeni ne? Nasıl oluyorda görebiliyoruz geleceği?Rüyadayken ruhunuz bazen farklı boyutlara geçiş yapar. Bazı boyutlarda geçmişimiz ve geleceğimiz yaşanmış , olmuş bitmiştir. Bu nedenle ruh , boyut değiştirdiği sırada gelecekten bir zamana rastlamaktadır. Görüntüler ve diğer şeyler bilinçaltına aktarılmaktadır. Kişi uyandığı zaman bu olayı rüya olarak hatırlar. Ve o olayı yaşar bir süre sonra.Dejavu olayıda aslında budur. Bilinçaltınızda kalmış görüntüler , şu an ki zaman içinde yaşanılan görüntüler ile çakışıp uyarı oluşturur. Ve sizde " Ben bu olayı daha önce yaşadım" dersiniz. Siz bu olayı daha önce yaşamadınız ama ruhunuz boyut değiştirdiğinde bu olayı yaşadığınızı gördü.
Not: Rüyalar Ruhun Varlığına İşarettir.
Hızlı Hipnoz Tekniği
Hipnoz , kişinin kendisini veya başka birisini trans haline geçirmesi olayıdır.
Hipnozun bazı uç noktaları var. Bunlara gerçekten dikkat edilmesi gerekir. Herkes yapabilir ama herkesin yapması doğru değildir.
Teknik
- Kişiden sağ elini yere paralel olacak şekilde kaldırmasını isteyin.
- Sol elini de kaldırıp gözlerine 10 cm kadar bir uzaklıktan tutup avuc içine bakmasını isteyin.
- Sol elinizi , kişinin yere paralel olan sağ elinin üstüne koyun ve bastırmayın.
- Sağ elinizlede kişinin sol eline destek olacak şekilde tutun.
- Bir kaç saniye bu şekilde odaklanmasını bekleyin. Kendi cümlelerinizle transa sokmak için telkinlerde bulunabilirsiniz.
- Ve bir anda yere paralel olan eli hızlıca indirip yüzünü sol eliyle yavasca kapatın. "Uyu , rahatla , Kapat " gibi söz söyleyin bu kapatma esnasında.
Not: Transa girdikten sonra kişiyi sakın sarsmayın. Uyandırmak için konuşun ve uyanmasını söyleyin.
Dipnot: Hipnoza başlamadan önce , hipnozu nasıl yapacağınızı anlatmayın. Beklenmedik bir tepki ile uyutuyorsunuz çünkü. Rahat olmasını ve korkmasının gerekmediğini anlatın hipnoz öncesi.
CİSİM HAREKET ETTİRME TEKNİĞİ
Adım adım anlatıcam. Bunu yaparken çok rahat bi yerde olun. Hiç bir şey düşünmeyin gibi sözler söylemeyeceğim. Çünkü siz istemesenizde mutlaka zihniniz düşünceler üretir. Bu yüzden kendinizi bir şey düşünmemek için kasmayın.
------------------------------ ------------------------------ ------------
1-) Önünüze bi cisim alın. %100 hareket ettirmek istiyorsanız bi almnyum alın ve biraz top şekline getirip önünüze koyun.
2-) Ellerinizi birbirine sürtün biraz. (Psi-ball oluşturmak için çakra açma tekniğim)
3-) Ellerinizi cisme doğrultmayın ilk başta. Sadece harket ettiğini düşünün. Ama tek bi yöne hareket ettiğini düşünün. Yani sağa gitmesini istiyorsanız sağa. Sola istiyorsanız sola. Yada ileri geri.
4-) 2 dk fln düşünmeye devam edin.
5-) Elinizde psiball oluşturun biraz. Ve parmağınızın ucuyla cisme dokunun bi kez.
6-) İçinizden geriye doğru "4,3,2,1 ve hareket" yada buna benzer bi telkinde bulunun.
7-) Hafif bi kıprıdama olucaktır. Kıpırdama dikkatinizi dağıtmasın ve devam edin.
8-) Devam ederseniz 3 cm yada 4 cm hareket edecektir.
------------------------------ ------------------------------ ----------------
Bu tekniği günde en az 5 dk fln deneyin arkadaşlar.
BİLİNÇALTI NASIL YÖNLENDİRİLİR?
-
Daha önce hiç gökyüzünde uçan bir kedi gördünüz mü? Miyavlayan, parlak gözleriyle size bakan bir kedi hayal edin. Hayal etmekte zorlamabilirsiniz. Sadece bir kaç saniye düşünün...
Şimdi ise hemen aklınıza ilk gelen rengi düşünün. Düşündüğünüz renk büyük olasılıkla maviydi.
- Peki bunun nedeni ne?
Okuduğunuz metine tekrar bir göz atın;
"Daha önce hiç gökyüzünde uçan bir kedi gördünüz mü? Miyavlayan, parlak gözleriyle size bakan bir kedi hayal edin. Hayal etmekte zorlamabilirsiniz. Sadece bir kaç saniye düşünün..."
Bu yazı oldukça anlamsız. Zaten zihninizin manipule(yönlendirilme) edilebilmesi için ilk önce bilinçaltınızın yönlendirilmesi gerekir. Zihninizin duvarı ilk aşama olan bilinç boşkalıyor. Kelimeler, bilinçaltına etki eden düğmelerdir. Metin içindeki bazı düğmeler; gökyüzü, kedi, miyav, parlak göz, zorlamabilirsiniz hayal...Ve böylece de bu kelimeler, bilinçaltınızdaki mavi rengi açığa vuracaktır.
- Kişi eğer bilinçliliğini yukarıdaki örnekte olduğu gibi serbest bırakabiliyorsa, kendisi hipnotik trans durumlarından yararlanabilir. Hipnotik trans durumları hepimizin gün içinde aralıklarla girdiği bir durumdur. Bunu kullanmayı bildiğinizde değişim sorunu yaşamazsınız.
- Ayrıca kişi sorununun kaynağını hatırlamayabilir. Bu durumlarda ise bir profesyonel yardımı ile bu resmi değiştirebilirsiniz. En iyisi bunu kendiniz yapacak bir yeteneğe gelmenizdir.
- Research Quarterly’de yayınlanan çok ilginç bir araştırma var. Bu araştırmada basketbol oynayan öğrenciler üç guruba ayrılıyorlar. İlk gurup basketbol topunu fileye sokabilmek için 20 gün boyunca fiziksel antreman yapıyor. Ter döküyor. İkinci gurup hiçbir şey yapmıyor,yan gelip yatıyor. Üçüncü gurupsa 20 gün boyunca her gün zihinsel antreman yapıyor. Yani zihinlerinde hayali olarak topu tutuyorlar, paslaşıyorlar, çok güzel atışlar yapıyorlar, terlediklerini hissediyorlar, inanılmaz güzellikte bir maç çıkararak seyircinin alkış seslerini duyuyorlar, maç bitiminde gelen tebrikleri kabul ediyorlar. 20 günün sonunda her gün antreman yapan ilk gurubun performansında % 24‘lük bir artış oluyor. Yan gelip yatan ikinci gurupta, beklenilebileceği gibi, hiçbir değişiklik yok. Zihinsel antreman yapan üçüncü gurubun performansında da % 23'lük bir artış oluyor. Dikkat edin! Topu ellerine bile değdirmeden hemen hemen ilk gurup kadar başarı sağlıyorlar. Yani bilinçaltı beş duyunun etkili bir şekilde kullanıldığı ve canlı hayallerin kullanıldığı bir senaryonun sürekli tekrarlanmasıyla, aslında henüz gerçekleşmemiş şeyleri gerçekmiş gibi kabul etmeye başlıyor ve beyne bu sinyali gönderiyor. Ne müthiş bir güç öyle değil mi? Maalesef korkularımız da bu yolla oluşuyor. İnsanoğlunun doğuştan sahip olduğu iki temel korku var. Düşme ve ses korkusu. Kalan bütün korkularımızı süreç içerisinde öğreniyoruz…
Telepati, düşünceler arasında doğrudan doğruya bağlantı kurulması, iki zihin veya ruh arasında imaj, fikir, sembol tarzında ortaya çıkan etki alış verişidir. Bilinen duyular, ya da herhangi bir araç kullanmaksızın, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihine gönderilip, alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir.
Telepatiyi, ünlü metapsişikçi ve spirit araştırmacısı J L’homme’nun ağzından şöyle tarif edebiliriz:
Kendisinde bir içgüdü, bir imaj, bir koku ve bazen de sesler halinde olan, bir fikri alma kabiliyeti Telepati mantal seviyedeki birçok psişik ve spirit olayların, fenomenlerin esası olmasından dolayı önemlidir. Ruhsal irtibatlar, medyomsal celse çalışmalarında olduğu gibi- derin telapatik bir birleşmedir. Telepati, evrensel bir bilgi iletişim aracıdır.
Telepatide, alıcı ve verici olmak üzere en az iki kişi vardır Telepati esnasında düşüncesini yayan, gönderen kimseye Ajan (Agent) yani verici denir Alıcı (Percipiant) ise telepati deneylerinde süje olarak geçer.
Parapsikolojide DDA kapsamında araştırma konusu olan telepati, insan zihninin ve psişik varlığının zamanla körelmiş bir yeteneğidir. Devamlı çalışmak suretiyle bu yetenek gelişebilir.
Telepati yeteneği hemen hemen hepimizde bulunmasına rağmen, daha başarılı sonuçların alınmasında kişiler arasındaki heyecansal uyumun olumlu etkisi olduğu saptanmıştır. Birbirlerine aşık olan insanların, anne ve çocukların, çok samimi dostların, kardeşlerin veya buna benzer birbiriyle sempati bağları bulunan insanların birbirlerini, konuşmaksızın daha kolaylıkla anlaşabilmelerinin bir sebebi de budur.
Dr I Kogan’a göre: “Telepatik alış veriş sırasında telepatik verici, bir fikri kendi zihninden alıcının zihnine yansıtırken daha çok bu fikri içeren bir enformasyonu aktarmaktadır. Bu enformasyonlar, alıcının zihnine bir psi alanı vasıtasıyla aktarılır” Psi alanı vasıtasıyla aktarılan enformasyon özel dalgalar halinde yayılmaktadır; telepati olayını bilimin henüz bilemediği bir güç sağlamaktadır.
Telepati zamanla ve mekanla sınırlnamaz Telepatik tesirler zihinsel ve ruhsal güçlerin kapasiteleri oranında, uzay ve zamansızlık içinde her yere ve her yöne yönlendirilebilir.
Örneğin, radyo dalgaları, televizyon dalgaları, eski çağlarda da mevcuttu. Fakat, her ikisi de keşfedilip ortaya çıkarılıncaya kadar yok gibiydiler. Kulaklarımızın algılayamadıklarının bir kısmını, örneğin telsiz ve radyo gibi araçlarla; gözlerimizin algılayamadıklarının bir kısmını da, yine örneğin televizyon gibi araçlarla algılayabiliyoruz.
Nitekim hayvanlarda algılama sınırları insanlardan farklı olduğundan, bir araca, bir gerece gerek duymadan, örneğin bir köpek, bizlerin kulaklarımızın duymadığı tiz bir düdük sesini duyup, ona uyabilir. Yine çoğu evcil hayvalarımızla, bazı diğer hayvanlar, depremlerden önce, deprem tesirlerini algılayıp, bir takım huzursuzluk belirtileri gösterebilirlerİşte bunlar gibi, beş duyumuzla algılayamadığımız ruhsal tesirlerden biri de, 'telepati'dir.
Psişik yetenekler insanla ilgili olduğuna göre, hepsinin tarihini insanlığın başlangıcına kadar indirmek mümkündür. Fakat yazılı kayıtların hepsinde, değişik değişik zamanlamalar rastlanmaktadır.
Örneğin 19 yüzyıla kadar telepati için “düşünce nakli (transmisyonu), zihin okuma, zihinsel haberleşme” gibi adlar kullanılagelmiştir.
Belki de parapsikoloji terimleri içerisinde en çok tanınan, en çok bilinen fenomen telepati fenomenidir. Birçok kişi telepati hakkında şöyle veya böyle birtakım bilgilere sahiptir Farklı alanlarda bu fenomen değişik şekillerde kavramlaşmıştır.
Örneğin bu yetenek için “zihin okuma, zihinden zihne haberleşme, düşünce transmisyonu” gibi ifadelerde kullanılmaktadır. Rusya ve eski Doğu Bloğu ülkeleri de Bio Enformasyon terimini kullanmayı tercih etmişlerdir.
Telepati, düşünceler arasında doğrudan doğruya bağlantı kurulmasıdırİki zihin veya ruh arasında imaj, fikir, sembol tarzında ortaya çıkan etki alışverişidir. Bilinen duyular, ya da herhangi bir araç kullanmaksızın, her türden düşünce ve duygunun zihinden zihne gönderilip, alınması tarzında yapılan bir haberleşmedir.
İngiliz Ruhsal Araştırmalar Derneğinin kurucularından olan F Myers Yunanca tele (uzaktan) ve pathos (duygu, düşünce) kelimelerinden telepatiyi türetmiştir.
Ezoterik bilgilere göre telepatinin kökeni insanoğlunun başlangıcına kadar dayanır ve o zamanlar telepati bir fenomen olarak kabul edilmezdi. Bugün modern dünyanın sakinleri olan bizler, nedense aklımızın ermediği ve alışamadığımız her şeye ‘acayip’ veya ‘doğaüstü’ damgasını vuruveriyoruz. Bu fenomen bir kez etüt edildiğinde, prensiplerinin tamamen mantıksal olduğu görülür.
Araştırmacılar Avusturalya’daki bazı orman kabilelerinin bir tür zihinsel iletişim metodunu kullandıklarını bildirmektedir. Bu araştırmacılardan biri olan Alexander Markey, Yeni Zelandalı Maoris’lerin günümüzde hala telepati kullanarak iletişim sağlayabildiklerini yazmış olduğu bir kitabında ifade etmektedir Ormanda bir kabileden diğerine seyahat ederken, sözlerinin daha önce iletildiğini farketmişti Gideceği yere varınca tüm kabilenin, kendisini beklediğini görmekteydi. Oysa bu haberin kabileye fiziksel bir vasıtayla ulaşması imkânsızdı.
Mistik tecrübeleriyle tanıdığımız Hindistan halkı, telepati ve benzer psişik yeteneklere çok yabancı değildir. Buradaki fakir, yogi ve keşişlerin kendilerini tanıma yolunda keşfettikleri yeteneklerini kimi zaman insanlara da sergilediklerini biliyoruz. Bu kimseler, konsantre olma üzerine hayatları boyunca çalışmaktadırlar. Dolayısıyla birtakım fenomenleri uygulamada oldukça başarılı olmuşlardır.
Afrika'da bazı kabilelerin, DDA yeteneklerini kullanarak haberleşmelerini sürdürdükleri bilinmektedir. Büyük Sahra Çölü’ndeki vahalarda yaşayan bu kabileler, bulundukları vahaya yaklaşmakta olan kervan konvoylarını 1000 mil (yaklaşık 1600 km) ötelerden, içindeki canlılar ve öteki ağırlıklarıyla birlikte algılayabilmektedirler. Araştırmak isteyenler için bu kabilelere örnek olarak Tabu yerlilerini örnek verebiliriz.
Yine, gizli bilimlerle uğraşanlarda (okültistlerde), teozofi ve tasavvufta ustalaşmak isteyenlerde, telepati yeteneğini geliştirip kullanmak, öteden beri yaygındır. Bu değişik ekollerin telapatları kendi bölgelerinde, “olgun ve keramet ehli” olarak değerlendirilirler.
Telepati deneylerinin yapılabilmesi için laboratuvar koşulları şart değildir; halk arasında veya aile içinde yapılan telepati deneyleri arasında en bilinen yöntem şöyle açıklanır:
Dış uyaranların az olduğu (sessiz, pek ışık almayan, soğuk olmayan vs) bir odada birkaç kişi gevşeme ve zihinsel konsantrasyona girer Bu kişilerden biri “verici”, diğerleri “alıcı”dır. Deneyde herhangi bir aldatmaca olmaması için verici kişi deneyden önce diğerlerine aktarmak istediği şey (imaj, örneğin bir elma) neyse onu bir kağıda diğerlerinden gizli olarak yazmış olmalıdır. Beş veya on dakika süren konsantrasyon süresince verici kişi başka hiçbir şey düşünmeden aktaracağı imaja konsantre olmalı, yani hep onu düşünmeli ve onu zihninde net ve berrak bir şekilde canlandırmalıdır. Alıcılar ise, vericiden gelen tesir yayınının zihinlerinde yer edebilmesi için hiçbir şey düşünmemeye, zihinlerini tümüyle boş tutmaya azami derecede dikkat etmelidirler.
Başarı, vericinin konsantrasyon derecesine bağlı olduğu kadar, alıcıların her türlü kaygı ve kişisel düşüncelerden uzak bir biçimde zihinlerini boş tutabilmelerine bağlıdır. Konsantrasyon bitiminde tüm alıcılar kendi önlerinde bulunan kağıda zihinlerinde hangi imajın belirdiğini yazarlar ve sonuçlar karşılaştırılır.
Gözlemler her beş kişiden birinin iyi bir alıcı olduğunu ortaya koymuştur.